Alberto Contador: "Bisiklet evrim geçirdi"

4 dk

Takvimin son büyük yarışı İspanya Bisiklet Turu başlıyor. Biz de yarış öncesi Eurosport yorumcusu Alberto Contador’a favorileri ve yarış hakkında merak ettiğimiz diğer konuları sorduk.

Bu yılki Fransa Turu’nda büyük dağ etaplarını oldukça geç gördük, ama İspanya Turu’nda zorlu etapların çok daha erken başladığını görüyoruz. Bu sizce yarışı nasıl değiştiriyor? Fransa Turu’na da katılmış bisikletçiler için bu ne kadar zorlayıcı olacak?

Ana fark, yarışın gerginliğini biraz azaltması. İkinci günde bile ikinci kategori bir tırmanışta zirve finişi var ve bu gerginliği düşürmeye yardımcı olur. Bu da çoğu zaman iyidir çünkü kazaları ve büyük yığılmaları önler. Öte yandan, art arda üç zirve finişinden sonra genel klasmanın bir bisikletçi lehine şekillenmiş olması riski de var. Jonas Vingegaard’ın geldiğini biliyoruz, Tadej Pogacar’dan sonra dünyanın en iyi ikinci Büyük Tur bisikletçisi. Yarışın hemen başında fırsatları değerlendirmek isteyeceği kesin.

Bu yıl İspanya Turu’nda rekor sayıda, tam 23 takım yer alıyor. Bu, bisikletin yeni bir döneme girdiğinin ve son yıllarda daha da güçlendiğinin bir işareti mi?

Bence bisiklet gerçekten evrim geçirdi, hem de çok olumlu bir yönde. Spor artık çok daha profesyonel bir hale geldi; bunu hem rekabet seviyesinde hem de takımların sahip olduğu bütçelerde açıkça görebiliyoruz. Ayrıca sponsorluk açısından da oldukça cazip bir yapıya dönüştü. Bu yüzden daha fazla takımın başlangıç çizgisinde yer alacak olması çok sevindirici bir gelişme.

İspanya Turu’nu kazanmak için bir bisikletçinin diğer iki Büyük Tur’a kıyasla neye ihtiyacı var?

İspanya Turu’nda asıl mesele hata yapmamak ya da olabildiğince az yapmak. İspanya’da illa en güçlü bisikletçi olmanıza gerek yok ama o kadar çok zirve finişi ve doğru yerde doğru tepki vermeniz gereken gün var ki, bu yarışta farkı istikrar yaratıyor. Primoz Roglic’in bazen kötü günler geçirse de nasıl kazanabildiğini gördük. Eğer istikrarlıysanız ve tamamen çökmediyseniz bu sizi zafere çok yaklaştırır.

Juan Ayuso bu İspanya Turu’na ev sahibi bir sporcu ve büyük favorilerden biri olarak geliyor. İtalya Turu onun adına pek iyi geçmedi, hatta 2028’e kadar sözleşmesi olmasına rağmen takımdan ayrılacağına dair söylentiler bile dolaşıyor. Sizce bu yarış onun için nasıl geçer ve kariyerinde ne kadar belirleyici olabilir?

Bu İspanya Turu onun için çok önemli. Daha önce çok genç yaşta podyuma çıkmanın ne demek olduğunu biliyor ama henüz kazanamamış olması, o son adımı hâlâ atması gerektiği anlamına geliyor. Ne olacağını düşünüyorum? Bence UAE Emirates, Joao Almeida ve Juan Ayuso’ya mücadele şansı verecek. Sonrasında lideri yol belirleyecek. Ya da her iki kartı birden oynayıp Vingegaard’a baskı kurmak isteyebilirler. Kâğıt üzerinde Vingegaard, iki Fransa Turu zaferi ve istikrarlı Büyük Tur performansıyla hafif de olsa favori konumunda.

Fotoğraf: UAE Team Emirates

Fotoğraf: UAE Team Emirates

UAE Emirates, Ayuso ve Almeida arasında nasıl bir denge kurmalı? Kâğıt üzerinde bu ikili liderlik konusunda sorun yaşar mı sizce?

Geçmişte sorunlar yaşandı, sürtüşmeler oldu. Şu anki durumda, Juan Ayuso’nun takımdan ayrılmak istediği yönündeki söylentiler de göz önüne alındığında, her şey mümkün.

Liderine destek konusunda hangi takım daha güçlü görünüyor: Visma mı yoksa UAE Emirates mi? Ayuso’nun rolü ne olacak; Joao Almeida’ya yardım etmek mi yoksa ondan daha güçlü olduğunu kanıtlamaya çalışmak mı?

Bence her iki takım da son derece güçlü. Sonuçta bu iş kâğıt üzerindeki isimlerden çok, her bisikletçinin yarışa hangi form düzeyinde geldiğine bağlı olacak. UAE Emirates çok derin bir kadroya sahip ama Visma’da da Matteo Jorgenson, Victor Campenaerts, Dylan van Baarle gibi düz etaplar için etkili isimler ve dağlar için Sepp Kuss gibi güçlü bir tırmanışçı var. Her iki takım da oldukça dengeli görünüyor. Son Büyük Tur’a girerken liderlerinin form durumu belirleyici olacak.

Joao Almeida, Fransa Turu’nun son iki haftasını kaza sonrası kaçırdı ve kaburga kırığı nedeniyle birkaç gün antrenman da yapamadı. Sezonun o noktasında yarışmaya devam etmesi mi daha iyi olurdu yoksa fiziksel ve zihinsel olarak dinlenmek mi daha faydalı?

Bence dinlenmek olumlu etki yaratabilir. Eğer tamamen iyileştiyse ve çok uzun süre antrenmansız kalmadıysa bu iyi bir şey. Fransa Turu inanılmaz yıpratıcı bir yarış. Tempo, baskı ve sürekli gerginlik bisikletçiler üzerinde büyük bir yük oluşturur. Üç haftanın tamamını geçirmek zorunda kalmaması bir avantaj olabilir. Tabii ki bu da her sporcunun bireysel durumuna göre değişir.

İspanyol ve İtalyan bisikleti benzer bir seviyede. Contador ve Nibali sahneden çekildiğine göre, bir Büyük Tur kazanan ilk ülke hangisi olur? Şu anda hangisi daha güçlü görünüyor?

Bilmiyorum, bunu zaman gösterecek. Ama bakın, elimizde Juan Ayuso gibi çok büyük potansiyele sahip ve hâlâ çok genç bir isim var. Fransa Turu için belki biraz erken olabilir ama İtalya Turu’nda Primoz Roglic ile birlikte en büyük favoriler arasında gösteriliyordu. Şimdi İspanya Turu’na gelirken, genel klasmanın üçüncü büyük favorisi olarak görülüyor. Yani iyi bir konumda olduğunu söyleyebilirim. Giulio Ciccone’nin de yine istikrarlı bir sezon geçirdiği doğru ama o henüz bir Büyük Tur’u ilk 10’da bitiremedi. O yüzden İspanya’nın biraz önde olduğunu söyleyebilirim, ama fark çok büyük değil.

Giulio Ciccone kariyerinin en iyi seviyesine ulaştı mı sizce? Ondan ne bekleyebiliriz bu yarışta?

Bunu İspanya Turu’nda göreceğiz. Bence bunu söylemek için hâlâ erken. Yarışa çok iyi bir formda geliyor, çok iyi çalıştı ve genel klasmanda ne yapabileceğini göreceğiz.

Antonio Tiberi podyum adayı olabilir mi?

Evet! Çok kaliteli bir bisikletçi. Belki sezonu kendi beklentileri doğrultusunda gitmedi ama evet, podyum için aday olabilecek isimlerden biri.

Pogacar gibi bazı yıldızlar yorgunluk sinyalleri vermeye başladı. Bu mevcut şampiyon nesli bu seviyeyi ne kadar sürdürebilir? 40’larına kadar kazanmaya devam etmeleri pek olası görünmüyor…

Zihinsel yorgunluk diyelim. Bir şey çok net: Bu jenerasyon çok genç yaşlardan itibaren –18, 19, 20– inanılmaz bir baskı ve sorumluluk altında kaldı. Sürekli etkinlikler, basın toplantıları... Remco Evenepoel’u düşünün, profesyonel olmadan önce bile zaten bir markaydı çünkü gençler kategorisinde kazanılabilecek her şeyi kazanmıştı. Zamana karşıda da yol yarışında da dünya şampiyonu olmuştu. Bu da beraberinde büyük bir sorumluluk ve sürekli medya ilgisi getiriyor. Ne kadar iyi yönetseniz de yıllar geçtikçe bunun yıpratıcı etkileri baş göstermeye başlıyor. Bazen bu durum bir tür bıkkınlık veya yılgınlık yaratıyor: Hep aynı yarışlar, aynı sorular, aynı tırmanışlar. Bir noktada sporcu, yani bu durumda bisikletçi, “devam etmek istemiyorum,” diyebilir. Bunu zaman gösterecek, cevabı ancak o verecek.

Fotoğraf: Getty Images

Fotoğraf: Getty Images

Jonas Vingegaard bu İspanya Turu’nda, Fransa Turu’nda Tadej Pogacar’ın gösterdiği kadar baskın bir performans sergileyebilir mi?

Bu biraz zor bir soru… Ama onu biraz tanıyorsak ve daha önceki Vingegaard’ı gördüysek, evet, bunu deneyeceğini düşünüyorum. Bunu başarıp başaramayacağını göreceğiz ama bence gerçekten ciddi bir şekilde deneyecek.

Tadej Pogacar, Fransa Turu’nu bu şekilde domine etmeye devam ederse Jonas Vingegaard’ı İtalya ve İspanya Turu’nda daha sık görür müyüz?

Sanmıyorum. Sonuçta Vingegaard’ı en çok motive eden şey Fransa Turu çünkü Fransa Turu en önemli yarış. Son iki yılda Pogacar üstünlük kurmuş olabilir ama Jonas Vingegaard da çok yüksek seviyede performans sergiledi. Pes edeceğini düşünmüyorum, tam tersine, Fransa Turu’nu kazanmak için odaklanmaya devam edecektir. Sadece şunu söyleyebilirim: Bu yıl ya da en geç gelecek yıl İspanya Turu’nu kazanırsa o zaman İtalya Turu’na da gidip üç Büyük Tur’u tamamlama hedefini gerçekleştirmesi oldukça muhtemel.

Fransa Turu’nun ilk etabında yarışı bırakmasının ardından Filippo Ganna’dan nasıl bir seviye beklemeliyiz ve hedefleri ne olabilir?

Bence Filippo Ganna’yı en iyi haliyle göreceğiz. Eminim yarışmak için son derece istekli. Sonuçta bu, onun için üst üste ikinci sezonda yaşanan bir hayal kırıklığı oldu. İtalya ulusal şampiyonu olarak Fransa Turu’na en iyi formuyla gelmeyi hedefliyordu ama ilk günde yarışı bırakmak zorunda kaldı. Bence ana hedefi takıma destek olmak, özellikle takım zamana karşı etabında motor gücü olarak çalışmak olacak. Ama Valladolid’deki bireysel zamana karşı etabını büyük bir çarpıyla işaretlediğine ve o etapta zafere oynayacağına eminim. Hatta dürüst olmak gerekirse, İspanya Turu’nda başka etap galibiyetlerini de kenara koymam. Kazanmaya ihtiyacı olan bir bisikletçi ve buraya çok büyük bir motivasyonla geldiği kesin.

Pablo Castrillo, geçen yıl İspanya Turu’nda Equipo Kern Pharma ile çok iyi bir performans sergilemişti ama Movistar’daki başlangıcı çok parlak görünmüyor. Bu İspanya Turu’nda Movistar formasıyla ne tür hedefler koymalı sizce?

Bence burada da benzer bir durum söz konusu: Etap zaferlerine oynamak. Etap kazanmaya çalışmak çünkü gerçekten kaliteli bir bisikletçi. Artık anonim bir sporcu değil, peloton onun farkında. Kaçış grubuna girdiğinde etabı kazanabilecek potansiyele sahip olduğu biliniyor. Bence Pablo Castrillo’nun yarışlarındaki bu fark, Kern Pharma’daki dönemine göre en net görülen değişim.

Fransa Turu’nu kaçırdıktan sonra Tom Pidcock taze bir şekilde geri dönüp genel klasman için mücadele edebilir mi yoksa etap avcılığı mı yapar?

Bence genel klasmanda iyi bir yer elde etmek için yarışacak. Şu anda genel klasman için ondan daha sağlam adaylar olabilir, bu doğru. Ama Thomas Pidcock hâlâ gelişim aşamasında ve kesinlikle yüksek motivasyonla gelecek. Genel klasmanda iyi bir sonuç alma hedefiyle geliyor diye düşünüyorum. Team Q36.5 için genel klasman hedefi olan bir isme sahip olmak çok önemli ama bu etap zaferlerini kovalamakla çelişmez. Pidcock kazanmaya alışkın bir isim ve genel klasman için yarışsa bile etap kazanmayı da deneyeceğinden eminim.

Dünya Şampiyonası, İspanya Turu’ndan yalnızca bir hafta sonra Ruanda’da yapılacak. Tarihte ilk kez Afrika’da düzenleniyor olması spor için ne kadar önemli?

Bence bisikletin küresel bir spor haline gelmesi açısından bu çok iyi bir şey. Şu anda takımlar çok büyük bütçelerle çalışıyor ve bunu sürdürülebilir kılmak için şirketlerin küresel ölçekte temsil edilmesi gerekiyor. Afrika gibi, bisikletin şimdiye kadar çok fazla yer bulamadığı bir kıtanın dahil edilmesi olumlu bir adım. Bisiklet kültürü Avrupa veya diğer kıtalardaki kadar güçlü olmasa da bence bu harika bir girişim.

Socrates Dergi