Asterisk

10 dk

Orlando'da tamamlanacak 2019-2020 NBA sezonunu şampiyonlukla bitiren takım hep bir asteriskle mi hatırlanacak? 1999 deneyimi ışığında bu soruya yanıt arayalım.

Asterisk çok nadir kullanılan bir simge. Bizde daha çok yıldız olarak biliniyor. Hatta bilmeyenler için açıklayalım, kendisi şu (*) oluyor. Temel amacı parantez açılamayacak veya parantezin çok uzun olduğu yerlerde o önemli parantez içi bilgiye yönlendirme yapmak. Kitap dipnotlarında veya benzeri yerlerde açıklamaya yönlendirmek için kullanılıyor. Rastlamışsınızdır mutlaka. Kullanımını sosyal medya çok daha artırdığı için bu kadar açıklamaya aslında pek de gerek yok. On sene öncesine nazaran hemen herkes ne olduğunu biliyor. (Hoş, sosyal medya asteriski yazım hatalarını 'düzeltme' amacıyla sonraki mesajlara yönlendirmede daha çok kullanıyor ama neyse. Bir de bu parantez çok uzun oldu acaba asterisk koyup sayfa altına mı ekleseydim?)

Zaman zaman sporda da asterisklerle karşılaşıyoruz. Misal 1980 ve 1984 Olimpiyat Oyunları'ndaki bazı yarışlar. Malum, yakın zamanda biri Batı diğeri Doğu tarafından blok halinde boykot edilen olimpiyat oyunlarıydı. Asterisk orada yarışmaların olimpik rekabet seviyesinden daha düşük olduğunu belirtmek için kullanılıyor. NBA'de de şampiyonluk listelerine baktığınızda zaman zaman San Antonio Spurs'ün 1999 şampiyonluğunun yanında bu küçük yıldızı görmek mümkün. Çoğu zaman da altta veya başka yerde o asteriskin açıklamasını da göremezsiniz. Herkesin bildiği varsayılır.

Bahsedilince herkes de hatırlar zaten o 1999 sezonunu. Aslında teknik olarak 1998-99 sezonu olması gerekiyor ama Şubat 99'da başladığı için sadece 1999 sezonu demekte de sakınca yok. Bu bile diğerlerinden ne kadar farklı olduğunu açıklamak için yeterli aslında. 1998 yazındaki lokavttan sonra takımlar ve oyuncular anlaşma sağlayamayınca lokavt ilan edilmiş ve sezon başlamamıştı. Nitekim uzun tartışmalar ve anlaşmazlıkların sonunda tam sezon hiç oynanmayacak derken son dakikada Ocak ayında taraflar anlaştı ve bir şekilde sezonu oynamaya karar verdiler. Şubat başında başlayan sezon 90 gün sürdü. 90 günde 50'şer maç oynadı takımlar. Nasıl bir tempo olduğunu anlatmak için yeterli sanırım. Nitekim lig, o sezon altı günde beş maç oynayan takımlar gördü. Neredeyse dokuz ay ara vermiş oyuncuların tekrar toparlanması, geç kurulan kadroların uyumsuzluğu ve başka faktörleri de hesaba katınca o tempo ve yorgunlukta kazanmak değil, hayatta kalmanın öncelikli olduğu bir sezondu 1999.

Nitekim o harala gürele sezonun play-off mücadelesi de hayli tuhaftı. Tarihte ilk kez sekizinci seribaşı NBA Finali'ne gitti. Üstelik kâğıt üzerinde en iyi oyuncusunu daha playoff başında sakatlığa kurban vermesine rağmen... Patrick Ewing'in sakatlığına rağmen sezonu 27-23 bitiren New York Knicks, Doğu Konferansı'nda şampiyonluğa ulaştı. Batı'da ise San Antonio Spurs, son iki yılın finalisti ve nihayet Michael Jordan'dan kurtulduğu için favori konumuna gelen Utah Jazz'le birlikte normal sezonu aynı derece ile lig birincisi olarak bitirmişti. Utah, Portland Trail Blazers'a elenince Spurs beklediğinden çok daha rahat şekilde NBA Finali'ne uzandı. Oradan da şampiyonluğa... Bu sezon bitmesi beklenen Spurs'ün ligin ana aktörlerinden biri olma dönemi o sezon, yani tam yirmi yıl önce başlamıştı. NBA dinamikleri düşünülünce bu belki de tarihte başka hiçbir hanedanın yanına bile yaklaşamayacağı en görkemli başarı muhtemelen.

David Stern, 1999 NBA Finalleri MVP'si Tim Duncan'a ödülünü takdim ediyor.

David Stern, 1999 NBA Finalleri MVP'si Tim Duncan'a ödülünü takdim ediyor.

Şimdi kaseti ileriye, 2020'ye sarınca benzer bir durumla karşı karşıyayız. (2011-12 sezonu da lokavt nedeniyle kısaldı belki ama 66 maç üzerinden ve görece normal bir sezon süresine yakın oynandığı için onu diğer sezonlardan ayırmak için bir asterisk çoğu zaman kullanılmıyor.) Bu sezonun diğerlerinden farklı olduğuna şüphe yok. 11 Mart'ta koronavirüs nedeniyle lig durdurulduktan neredeyse beş ay sonra tekrar başlayacak karşılaşmalar. Bu, normalde yaz arasından bile daha uzun bir süre. Her şeye baştan başlıyor gibiyiz. Üstelik bu süreçte sosyal mesafe ve #evdekal tedbirleri nedeniyle oyuncular ve takımların normal rutinlerinin dışında hayatlar sürdüğü bir boşluk yaşandı. Bir de ligin ne zaman yeniden başlayacağını uzun süre kimse bilemediği için bir hazırlık takvimi ve programı yapmak da imkânsızdı.

30 Temmuz itibarıyla maçlar yeniden başlayacak. Üstelik hiç görülmemiş koşullarda, tek bir mekânda, seyircisiz ve izole. Bunun yetmiş küsür yıllık NBA tarihindeki diğer sezonlardan çok ama çok farklı olduğunu söylemeye bile gerek yok. Takımlar yavaş yavaş Orlando'da yerlerini alırken uzun süredir bu tür bir 'Turnuva kampı' ortamı yaşamamış oyuncular için de lise yıllarına dönüş fırsatı doğdu. Alıştıkları yemek, hareket ve eğlence imkânlarından uzaktalar. Bunun olumlu ve olumsuz onlarca etkisi olacak. Alışmadıkları salonlarda hatta tam olarak spor salonu bile olmayan boş alanlarda maç yapacaklar. Koronavirüs özellikle ABD'de, en fazla da Florida eyaletinde yayılmaya devam ederken bunun psikolojik etkisi artık ikincil faktör durumunda.

Orlando'dan şampiyon çıkacak takım hep bir asteriskle anılacak. Kazanan hariç tüm camialar "O sayılmaz" minvalinde iğneleyecek ve küçümseyecekler bu kupayı. Biraz lekeli, biraz eksik görünecek başarı. Her zaman o sezonun ne olduğunu anlatan bir damga, bir yara izi gibi üzerinde duracak asterisk.

Peki gerçekten öyle mi? Yani damgalı, lekeli, yaralı bir kupa mı olacak bu? Asteriskli olacağı kesin de bu bir leke midir? Şampiyonluklar temelde iki sebepten değerlidir. Birincisi o sezonki çabanın ödüllenmesi, taçlanması. Bunda hiçbir eksiltme yaratmıyor asterisk. Sonuçta herkes aynı şartlarda, aynı durumda yarışıyor. Ve harcanan çabanın ödülü olarak o kupaya ulaşıldığında yaşanan coşku diğer sezonlardan az olmayacak, kimbilir bu süreçteki fedakârlıklar yüzünden belki daha bile fazla olacaktır. İkincisi ise tarihi anlamı. Tarih sayfalarında birer başarı apoleti olarak duruşu. Kimse Tim Duncan için "Beş şampiyonluk kazandı ama biri asteriskli" demiyor. Kimse Karl Malone'dan "İki defa MVP seçildi ama biri 1999'da, o sayılmaz" diye bahsetmiyor. Aksine ödül koleksiyonunun konusu geçtiğinde 1997 MVP'si için "Michael Jordan'a sürekli veriyor olmamak için basın kayırdı o sezon" diye daha fazla söz ediliyor.

Evet, anılar tazeyken asteriskle ilgili iğnelemeler daha çok yapılacaktır. Önümüzdeki beş-altı yılda 2020 şampiyonluğundan gözler devrilerek bahsedilecektir. Asterisk de orada kalacaktır şüphesiz. Ama sonuçta herkes aynı şartlarda mücadele ettiği sürece şampiyonluk değerinden hemen hiçbir şey kaybetmez. 2020 şampiyonu da bunu diğer sezonlar kadar hatta belki daha fazla kutlayacak. Ve Orlando'dan zaferle ayrılacak takım da ileride asteriskiyle değil, unvanı ve yüzükleriyle anılacak.

Kaan Kural

65. Sayı
Ağustos 2020



Socrates Dergi