"Futbol hayatımı kurtardı"

13 dk

Tecavüze uğrayan ve defalarca yaşamına son vermeyi düşünen Collette V. Smith'in hayatını Amerikan futbolu değiştirdi. Smith, etkileyici öyküsünü Socrates'e anlattı.

New York Jets organizasyonunun ilk kadın koçu, NFL tarihindeki ilk Afrikalı-Amerikalı kadın koç, eski bir kadın profesyonel futbolcu ve dünyanın her yerindeki küçük kız çocuklarını güçlendirmek için gerçek bir rol modeli. Collette V. Smith'in apoletleri zaten başlı başına ilgi çekici. Ama söyledikleri, taşıdığı sıfatlardan da mühim...

Futbol oynamaya ne zaman başladınız?

42 yaşına kadar oynamamıştım, şimdi 50 yaşında olduğumu düşünürsek, yani aslında 50 yaşında değilim ama ailem 50 yaşında oluğumu söylüyor!

50 yaşında göstermiyorsunuz…

50 olduğumu söylüyorum çünkü küçükken yüzüme karşı "Hayır, oynayamazsın çünkü sen kızsın" dediklerini hatırlıyorum. Dürüst olmak gerekirse bu beni oldukça sinirlendirmişti. Futbol oynamaya kardeşim gidiyordu ve çok kötüydü… Ama futbol, bu yaşta bile hayatımı kurtardı. Sigara içiyordum, alkol tüketiyordum ve evde yatıyordum. Gayrimenkul piyasasında uzun yıllar çalıştım ve piyasa iflas etti. Sahiplendiğim, iyi yaptığım, dört elle sarıldığım bir işti. Ama güm! Piyasa iflas etti.

Ne yaptınız peki?

Tüm o boş zaman elimdeydi ama buna pek alışkın değildim. Profesyonel kadın futbolu seçmelerine denk geldim. Ve gerçekten bu rastlantıyı bana Tanrı'nın sunduğuna inanıyorum çünkü o dönemler çok fazla şey yaşıyordum. İlanı gördüm ve denemeye katılacağım dedim. Sezonun son seçmeleriydi. Hiçbir şeyi mazeret olarak görmemeye karar verdim, hiçbir şeyi. Cumartesi günü sahaya çıkacak, seçmelere katılacaktım. Günlerden salıydı. Sigara ve bira içmeyi kestim, spor yapmaya başladım ve seçmelere gittim. Seçmelere gittim ama konuya dair en ufak bir fikrim yoktu!

Kariyeriniz gerçekten böyle mi başladı?

Evet! Nasıl desem, daha önce hiçbir zaman içimden çıkarmadığım bir başka beni dışarıya çıkardım. Ve çok mutluydum. Futbol kariyerim böyle başladı. Yeterince forma bulamadım, üç sene oynadım ve bu üç senenin birinde birtakım sorunlar yüzünden neredeyse hiç sahaya çıkamadım. Ama idmanların hepsinde vardım.

Bu hayali kovalama korkunuzun üstesinden nasıl geldiniz?

Bu rüyayı kovalamaktan bahsetmek bile benim için zor çünkü bu hayale sahip olmama izin verilmedi. Ama ne zamanki futbolu ve kadınları bir arada gördüm, o zaman işler değişti. Sana bir şey söyleyeyim mi? Tanrı'nın merhameti sonsuz. Seçmelere gidip 45-50 kadının futbol oynadığını gördüğümde harika hissettim. Komple paketten; kafalarında kasklardan, koruyuculardan bahsediyorum, cinsel olarak nesneleştirdiğimiz iç çamaşırlarından değil.

Jets'te koçluğa geçişi nasıl yaptınız?

Kadınlar Profesyonel Futbol Takımı Şampiyonası, 2018. NFL Super Bowl o sene Atlanta'daydı ve bizim finalimiz de o sene aynı yerdeydi. Doğal olarak kimse bizi izlemeye gelmemişti ama Minnesota Vixen'ı alaşağı etmeyi başarmıştık. 45 yaşında profesyonel futboldan emekli oldum. Yirmili yaşlarımda Jets'te oynayan birkaç erkek arkadaşım olmuştu. Onları arayıp "Tahmin edin, ne yapıyorum?" diye sordum. Onlara idmanlara gittiğimi söylediğimde her ikisi de "Buna sahip olduğunu görebiliyorduk" dediler. "Tanrı aşkına, bunu neden 20-30 sene önce göremediniz?" dedim.

Her ne kadar sakatlıklarımdan dolayı oynamasam da koç sahada her şeyi verdiğimi biliyordu. Bu anlar hayatınızı sonuna kadar yaşamanız gereken anlardır, her şeyinizi verirsiniz ve sonra biraz daha vermek için dönersiniz. Sonra biraz daha. Emekli olduktan sonra takıma dönüp koçluk yapmamı istediler. Beni ve enerjimi takımın etrafında görmek istediklerini söylediler.

"Emekli olduktan sonra takıma dönüp koçluk yapmamı istediler. Beni ve enerjimi takımın etrafında görmek istediklerini söylediler."

"Emekli olduktan sonra takıma dönüp koçluk yapmamı istediler. Beni ve enerjimi takımın etrafında görmek istediklerini söylediler."

Jets'e geçiş? O nasıl yaşandı?

Takımın halkla ilişkilerini yönetiyor, pazarlama ve kampanyaları düzenliyor, üstüne bir de takımın koçluğunu yapıyordum. Futbol sahasındaki hunileri bile ben koyuyordum, çılgıncaydı. Sosyal medya hesabı açtım ve Jets sayfalarını takip etmeye başladım. Bu sitelerde yazmak zorundaydım çünkü bizim gibilerin de varlığından haberdar olmalılardı, değil mi? Her neyse, şöyle yazdım: "Bizler New York Sharks, sizlerin kız kardeşleriyiz." İşler ilerledikçe Jets'in genel müdürlüğünden birisi arayıp sosyal medyada beni gördüğünü söyledi.

Eski Jets koçu Todd Bowles'a sizi bu işe tavsiye ettiği için teşekkür etmiştiniz. Erkeklerin kadın meslektaşlarını desteklemesi ne kadar önemli?

Erkeklere ihtiyacımızın olmadığını söylemek isterdim ama onlara ihtiyacımız var. Kendi başımıza yapabileceğimiz şeyler var ve evet, bunları yapacağız. Ama kadın-erkek işbirlikleri de olacak, bunu kabul etmeliyiz. Koç Bowles iyi bir insan. Onu hep seveceğim...

Bir kadının toplumda eşit görülmek için ne yapması gerektiği konusunda ne tavsiye edersiniz?

Ödevinizi yapmalısınız. Ödevler, planlar ve araştırmalar. Kendime güveniyordum. Hatta bu yüzden Koç Bowles ile daha fazla konuşmaya, stratejiler ve araştırmalar üzerine kafa yormaya başladık. Jets antrenmanlarına girme ayrıcalığım vardı, saha içerisinde olan biteni çok iyi şekilde öğrenebiliyor ve koç Bowles ile antrenmanlarda bulunabiliyordum. Her zaman daha iyi bir koç olmak istiyordum. Fırsat, tutku ve amaç. Hayatta bu üç şeyle yatıp kalkıyorum.

Koç Bowles bir gün geldi ve "Hem futbol oynadığını hem de antrenör olduğunu duydum. Hangi pozisyonda oynuyorsun?" diye sordu. "Sizin Temple Üniversitesi'nde oynadığınız mevkide" dedim. Etkilenmişti. Bu sayede çok daha fazla konuşmaya başladık. İşte bu fırsatları yaratmalısınız, bu benim için harika bir fırsattı.

Bütün erkekler Koç Bowles gibi değil ama…

Nereye giderseniz gidin, her zaman kanserli bir hücre olur. Dua edin yalnızca bir tane olsun. Bir keresinde kapıdan içeri girdiğim andan itibaren bana bok gibi davranan birisi vardı. Odama dönüp sinirden ağlar, babamı telefonla arardım. Ama diğerleri bana iyi davranırlardı çünkü neyi nasıl yaptığımı biliyorlardı, her zaman setlere çalışıyordum. Set kitapları devasadır, dişimi fırçalarken, duşta, her yerde onları okumaya çalışıyordum. Etrafımdaki diğer erkekler neler bildiğimin farkındaydı.

İnsanların hakkınızda bilemeyeceği bir şey de var. Tüm bunların yanında aynı zamanda cinsel saldırı yaşamış birisiniz.

Beş kez tecavüze uğradım. Aynı zamanda üç kez intiharın eşiğinden döndüm. Üç kere kendimi öldürmeyi denedim. Futbol hayatımı kurtardı dediğimde şaka yapmıyordum. Çünkü futbol sahasında güçlü olan kadınları gördüm, başkalarının yapamayacağımı düşündükleri bir şey yaptım. Aslında eskiden kendime sınırlar koyardım. "Yeterince iyi değilim, bu işe layık değilim" diye düşünürdüm. Ama futbol bunları değiştirdi. Fiziksel ve zihinsel açıdan vücudum harekete geçmeyi bekliyordu.

Hayatımı öylesine kurtarıp şekillendirdi ki şimdilerde Aile İçi Şiddete Karşı Ulusal Koalisyon'da elçilik görevi yürütüyorum. Sporun hayat değiştirici bir yönü var. Sizi her gün kendinize hesap verecek birisine dönüştürür. Artık sigara içmiyorum ve geç saatlerde arkadaşlarımla buluşmuyorum. Sabahları erken kalkıyor, doğru besleniyorum. Peki bu ne anlama geliyor? Bu, kendinizi önemsemeye başladığınız anlamına geliyor. 42 yaşında futbolu bulana kadar ben kendimi önemsemiyordum. Aslında kendimi ilk kez sevdiğimi söyleyebilirim. 42 yaşında. Futbol sayesinde...

"42 yaşında futbolu bulana kadar kendimi önemsemiyordum. Kendimi ilk kez 42 yaşında sevdim. Futbol sayesinde."

"42 yaşında futbolu bulana kadar kendimi önemsemiyordum. Kendimi ilk kez 42 yaşında sevdim. Futbol sayesinde."

Küçük kızlar için rol modeli olmanız sizin için ne kadar önemli?

Buna layık olmak için yürekten çalışıyorum. Oprah'ın haftanın beş günü harika işler başardığını görünce Tanrı'ya başka insanlara yardım edebileceğim bir platform vermesi için dua etmiştim. Bana futbolu verdi. Ve şimdi NFL tarihindeki ilk siyahi kadın koç ve Jets organizasyonundaki ilk kadın antrenör olmayı başardım. Bu tarz platformlar kız çocuklarını güçlendirmek için önemli yerler ve bunları elimden geldiğince kullanıyorum.

Paramparça ettiğiniz klişelere dair neler düşünüyorsunuz?

Size nasıl başladığımı anlatacağım. Koç Bowles bana sorular soruyordu ve ben de ona doğru cevapları veriyordum. Sonrasında "Bu organizasyonda çalışmalısın" demişti. Elbette! Arabama koşup babama haberi vermiştim. "Ne olduğuna inanamayacaksın baba" demiştim, o da bana "Biliyor musun, inanabiliyorum. Eğer sen de buna inanırsan daha da gurur duyacağım" demişti. Yani babamın kızından istediği tek şey kendisine inanması. Ben de bire bir aynısını küçük kızlardan istiyorum

İmkânsızın peşinden gitmeye çalışan birine ne tavsiye edersiniz?

Verebileceğim ilk tavsiye, hiçbir şeyin imkânsız olmadığını düşünmek. Ve sonrasında sıkı çalışmak. Anlaşamadığın patronun, hayalinde istediğin o iş, kafandaki ne olursa olsun hedefine ulaşmak için doğru adımları aramaya ve atmaya başla. Hiçbir bahane üretme. Futbol sahasında mazeret üretebileceğiniz tek an bacağınızın kırıldığı andır. Geri kalan her şey için ayağa kalkın ve hayalinizin peşinden koşun.

Bir kadın olarak NFL'in taciz konusunu nasıl ele aldığını düşünüyorsunuz?

NFL'in tacize uğrayan kadınlar için yeterli ilgi alakayı gösterdiğini düşünmüyorum. Bu konuda beni ve diğer kadınları arayıp yardım almaları gerekiyor. Daha önce bize yardım eden erkeklerden bahsetmiştik, biz de onlara yardım edebiliriz. Ama ne olursa olsun kadınlar sesini yükseltmeli. Benim de konuşmak istemediğim zamanlar oldu. Bilirsiniz; tecavüze uğramak, taciz edilmek, intihar etmek... Belki bana da anlattığım kişiye de bir yararı yok diye düşünebilirsiniz. Ama konuştuğunuz iş arkadaşınızın hayatı dışarıdan harika gözüküyor olsa da belki içten içe acınacak haldedir. Bunu bilemeyiz, bu yüzden konuşmak her tarafa da iyi gelir. Şu sıralarda hayat hikâyemi yazıyorum. Editörüm "Collette, bence tecavüz kelimesini kullanmamalısın" dedi. İnsanların bunu duymaktan hoşlanmayacağını söyledi. Çılgına döndüm ve şöyle dedim: "Ne cüretle bunu söylersin! Bir, bu benim kitabım. İkincisi, bu kitabı seni ya da bir başkasının rahatlığını ya da rahatsızlığını düşünmek için yazmıyorum."

Bugün birçok genç kız için rol modelisiniz. Sizin rol modelleriniz kimdi?

Tersten rol modellerim oldu. Olmak istemediğim insanlara bakarak onları yararıma kullandım. Öyle bir mahallede büyüdüm ki üniversiteye gitmekten bahseden tek çocuk bendim. Tersten rol modellerim dışında birini söylemem gerekirse de bu kişi herhalde Billie Jean King olur. Kadınlar için yaptıkları, tüm oyunu değiştirdi. Başka rol modellerim de var. Teyzem gibi, tanıdığım insanlar. Doktorasını yaptı, siyahi bir insandı. Küçükken bu yaptıkları benim için inanılmaz olaylardı. Doktor olmak, ha?

Büyüdüğümde veteriner olmak istiyordum, babam da bir sürü kitap getirirdi. Kitapları getirir getirmez okumaya koyulur ve "Daha fazla kitaba ihtiyacım var" derdim. Hepsini bitirdiğimi söyleyince bana inanmaz ve her kitap için rapor çıkarmamı isterdi. Babamın her gün çalıştığını görürdüm. Maalesef mahalledeki arkadaşlarımın çoğu, babalarını tanımıyordu. Etrafta değillerdi, onları terk etmişlerdi. Terk etmeyenlerse çalışmazlardı. Yani, büyüdüğüm koşullarda babam benim için oldukça büyük bir rol modeli.

"Kötü bir gün geçirdiğimde aynaya bakıp 'Neden üzgünsün? Kalk, o çocuklar için mücadele et' derim."

"Kötü bir gün geçirdiğimde aynaya bakıp 'Neden üzgünsün? Kalk, o çocuklar için mücadele et' derim."

Carli Lloyd'un Eagles antrenmanında yaptığı 55 yardalık vuruş viral olmuştu. Sizce NFL'de bir kadın oyuncu görmek için daha ne kadar zamana ihtiyacımız var?

İzlediğimde şaşırmaktan ziyade yapabildiğimiz bir şeyi izlemiş gibi hissettim. NFL'de kadınların oynamasını istemiyorum. Çünkü NFL erkeklere ait. Sonuçta profesyonel kadın futbol takımları var, değil mi?

Benim istediğim, NFL'in bu takımları ve ligleri güçlendirmesi. Lige 13 takımla başladık ve şimdilerde ikinci sezonumuza başlıyoruz. Ülkede yüze yakın profesyonel kadın futbol takımı mevcut. Yüz. Ama kimse bizim maçlarımıza gelmiyor ya da bunları yayımlamıyor. Yani, özetle NFL'de kadın oyuncular görmek istemiyorum ama kenarda kadın koçlar görmek isterim.

Ligimize WNFCfootball.com adresinden herkes bakabilir. Takımımız vardı, New York Sharks. Yirmi senedir takımla ilgileniyorlardı ve maddi açıdan karşılayacak durumdan çıkmıştı. Hiçbir destek alamadık, oynamak için para ödüyorduk. Maçlara çıkmak için 1000 dolardan fazla para harcıyordum. Bunlara rağmen Maryland'dan Minnesota'ya kadar her yerde takım var. Utah, Nebraska, New Orleans, Alabama… Her yerdeyiz. Keşke basın biraz daha önem verse.

Her şeye rağmen nasıl bu kadar dayanıklısınız?

İlki Tanrı. İnanç temelliyim. Bu inanç beni daha iyiye götürüyor çünkü onun, benim için en iyisini istediğini biliyorum. Bir diğeri ise siyahi küçük kızlar. Onlar için savaşmak beni her gün motive ediyor. Evde otururken, kötü bir gün geçirirken, para kazanamadığım zamanlarda hep onları düşünüyorum. Şirketimle daha fazla okul ziyaret edebilmek için her zaman sponsor arıyorum. Babam ne zaman bir okula gitsem yine mi bedava gittiğimi sorup duruyor, kendimi yıprattığım için bana kızıyor. Ben de hemen konuyu değiştirip ona akşam ne yediklerini soruyorum.

Çünkü küçük kızları ve özellikle de tüm siyah gençleri düşünüyorum. Ve ne yazık ki bunu hâlen söylemek zorunda kalıyorum… Hâlâ yetersiz hizmet alıyor, yeterli düzeyde kaynaklara erişim sağlayamıyoruz. Benim mahalleme gidip okullara bir göz gezdirdiğinizde ülkedeki diğer hiçbir okula benzemediğini anlayacaksınız.

Kötü bir gün geçirdiğimde aynaya bakar, "Neden üzgünsün? Dalga mı geçiyorsun? O küçük kız çocuklarını unutma, kalkıp onlar için mücadele etmelisin!" derim. Onlara "Sen de yapabilirsin" derken nasıl olur da pes edebilirim? Asla. Ben buradayken asla böyle bir şey olamaz.

Çeviri: Arhan Ata Pilavoğlu

Socrates Dergi