Ta ki...

2 dk

Naim Süleymanoğlu'nun kendi branşındaki etkisi, dünya spor alemini ayağa kaldırmak için yeterliydi... Bu saygı gösterilerinden biri de, Sports Illustrated yazarı Gary Smith'den gelmişti.

"‘Komünist ülkelerdeki sporcular, neden ve nasıl kullanıldıklarının farkındadır’ diyor Naim Süleymanoğlu ve şöyle devam ediyor: ‘Bir limon muamelesi görüp geriye bir damla kalmayacak şekilde sıkılacaklarını bilirler. Bir bakıma, öz gür toplumlarda da durum aynı, sanırım dünyanın işleyişi böyle.’

Süleymanoğlu, sokaklarda yürüyüp yeni ülke sindeki yaşamı görmeye can atıyordu. Bir sü redir bunu, rahatsız edilmeden yapamıyordu. Bulgaristan’daki kardeşlerinin başına gelenler Türkleri umutsuzluğa yöneltmişti ama şim di, Süleymanoğlu’nu evlerine ve kucaklarına alarak, omuzlarında taşıyıp hikâyesini dün yaya anlattırarak bir şey yapıyorlardı. Süleymanoğlu savunmasızdı. Geçmişinden koparıl mış, istemediği bir yükün altında bırakılmış ama ‘Hayır’ diyemeyecek kadar da sevgiye aç, yalnız bir adamdı. Yüzü bir bebeği andırıyor du, boyu kısaydı, sesi ise yumuşak... Karakteri, hiçbir engel yaratmıyordu. Kadınlar ona an nelik etmek, erkekler de onun babası, kardeşi olmak istiyordu. Burada ailesi yoktu; Türki ye’nin yetimiydi o.

Türkiye tarihinde hiç kimse Süleymanoğlu’nun o gün bir araya getirdiği kitleleri toplayama dı. Türkiye hâlâ Doğu ile Batı, İslam ile laiklik, geleneksel ile modern arasında gidip gelen ve kimliğini arayan bir ülke. Eşeklerin çektiği yük arabalarının yanından geçip giden BMW’ler, takım elbiseli adamlarla aynı kaldırımları kul lanan ama soğan ve kestane çuvalları altında kambur kalmış köylüler... Zayıf ayakkabı boya cısı, üzerine gazetelerden kesilmiş iç çamaşırlı kadın fotoğrafı yapıştırılmış sandığının arkasın da duruyor... 1919’da Yunanistan ve İtilaf Dev letleri’ne karşı Kurtuluş Savaşı’na öncülük eden Kemal Atatürk 1923’te Osmanlı’nın kalıntıların dan cumhuriyeti kurduğunda, geçmiş asırların mirası toz ve örümcek ağlarını da temizlemişti. Din adamlarının günlük hayata karışmasını en gellemeyi başarmış, fesi, başörtüsünü ve Arap alfabesini ortadan kaldırmıştı. Peki din adamla rı, sultanlar ve generaller yerine kime tapılacak tı? Ne o ne de ondan sonra gelenler ‘Türkiye’nin yeni yüzü bu, ne yapabileceğini görün’ diyebi lecekleri dünyaca tanınan bir bilim insanı, sa natçı, girişimci, sporcu çıkaramamıştı; ta ki bir anda Süleymanoğlu ortaya çıkana kadar..."

Gary Smith, Sports Illustrated, 22 Temmuz 1992

Socrates Dergi