• Yazı

Geç Olsun Da…

İstikrar sorunu, skandallar, istenmeyen adam ilan edilmesi… Karim Benzema, 30'lu yaşlarının başına kadar tartışılan bir futbolcuydu. Son iki yılda ise her hafta manşetlere taşınan bir kahramana dönüştü. Bir yıldızın tümseklerle dolu yol haritası karşınızda…

Ozan Can Sülüm

"Noel, senin milli takımdaki oyuncu tercihleriyle bir ilgin yok sanıyordum."

Karim Benzema'nın, milli formayla işinin bittiğini söyleyen Fransa Futbol Federasyonu Başkanı Noel Le Graet'ye ithafen 16 Kasım 2019'da attığı tweet bu cümleyle başlıyor, şu sözlerle sona eriyordu: "Milli takım kariyerimin bitip bitmediğine sadece ben karar veririm. Bittiğimi düşünüyorsan oynamama izin ver de bunu görelim."

“Yerinizi Almaya Geldim!”

Bazen doğduğu coğrafyadan dolayı milli takımıyla kendini gösterememesinden, bazen yeteneğine rağmen özel hayatını yönetememesinden, bazen de etrafındakilerin üzerindeki spot ışıklarından dolayı futbol kamuoyunca hakkı yenmiş oyuncular vardır. Neredeyse her Andres Iniesta muhabbetinde mutlaka birisi çıkıp İspanya ya da Barcelona'nın başarılarında onun hakkının yeterince verilmediğini söyler. Aslında tarihin en büyük orta sahalarından biri olduğu, Pep'in Barça'sını da üç büyük kupayı üst üste alan İspanya takımını da aslında onun sürüklediği eklenir. Iniesta'nın hakkı konuşma içerisinde verilse de konuyu açanlar yine de yeterince hakkının verilmediği konusunda hemfikir olmuş şekilde bitirirler bu muhabbeti. Karim Benzema için bu durum, en azından iki sene öncesine kadar böyle değildi. 

2004'te Avrupa şampiyonu olan Fransa U17 kadrosunda inanılmaz yetenekler vardı. Zidane'ın kariyerinin son bölümüne denk gelen bu dönemde gördüğü her genç ve Mağrip kökenli Fransız oyuncuya yeni Zidane yakıştırmalarını yapan Fransızlar, 2004 şampiyonu kadrodaki Hatem Ben Arfa ve Samir Nasri'ye hemen o 'etiketi' yapıştırmıştı. Zaten Fransızlar birine "Yeni Zidane" dedikten sonra o gencin kariyerinin iflah olduğu pek vaki değildir ama Ben Arfa ve Nasri'nin ön plana çıktığı, hatta Jeremy Menez'in bile daha fazla konuşulduğu o kadronun üzerinden geçen 18 yıl sonunda bugün insanlar "Karim Benzema'nın kariyeri mi daha büyük, Zinedine Zidane'ın kariyeri mi?" sorusunu sorabilir hale geldiler. Hem de bu 18 yılın hemen hemen 16'sında Benzema'yı yerin dibine soktuktan sonra. 

"Gol yeteneğinin yanında gözlem yeteneği yüksek, sağduyulu ve çok saygılı." Onu Lyon altyapısına öneren gözlemci, bu notu yazmıştı. Benzema'nın ilk A takım kampındaki konuşmasında Wiltord ve Govou'ya bakarak "Söyleyeceğim şey sizi güldürebilir ama sizin yerinizi almaya geldim" demesi o notu ne kadar taca çıkarır bilemiyorum ama kariyer gelişimine bakarsanız, güçlü ve pişmanlık duymayan karakterinin onu hem sıkıntıya soktuğunu hem de bugünkü haline dönüşmesine yardımcı olduğunu görebilirsiniz. 

2004 U17 Avrupa Şampiyonası sonrası 17-21 yaş arası yükselişi çoğu oyuncunun kaldırması mümkün değil. Önce Fransa alt yaş gruplarının, üstüne Avrupa'da dönemin en iyi takımlarından Lyon'un ve sonunda Fransa Milli Takımı'nın forveti olmak, üstüne henüz 21 yaşındayken ikinci Los Galacticos'a gidip o baskıyla yüzleşmek… Bu senaryoda un gibi dağılabilecek çok fazla oyuncu var.

Baskı ve Skandallar

Karim Benzema, Real Madrid'e adım attığı andan itibaren -işin doğası gereği- baskı altındaydı. Cristiano Ronaldo, Xabi Alonso ve Kaka gibi isimlerle beraber 'İkinci Galacticos'a gelmişti. Yıldız statüsünden uzak, iki sene önce kendisi gibi yetenekli genç olarak transfer edilmiş Higuain ve kulüp efsanesi Raul'le beraber gol yükünü çekmesi beklenen oyuncuydu. Sadece Real Madrid'e gelmek değildi olay aslında, Real Madrid'in onu 2000'lerin en iyi takımlarından biri olan Lyon'dan, Premier Lig ekipleriyle kapışarak almasıydı. Başarılı olmak zorundaydı Karim Benzema. Ve Real Madrid dünyada oynaması en zor kulüptü. 

2010'ların başına dönerseniz, insanların Karim Benzema'nın neden Real Madrid'e yakışmadığını anlattığı birçok yazı, tweet ve açıklama görebilirsiniz. Real Madrid'in forveti olabilecek yeteneği olmadığını, çok fazla gol kaçırdığını ve Real Madrid forvetinin yılda en az 25-30 gol atması gerektiğini yazmış çok fazla insan var. Siz de yazmış ya da söylemişsinizdir, hemen hepimiz yaptık. Metriklerin bu denli hayatımızda olmadığı, belki maçları yeterince analitik izlemediğimiz veya yardımcı rollerin takımdaki yıldızların performansına direkt etkisini çözemediğimiz bir denklemde, Benzema'yı ve yaptıklarını anlamamız çok da mümkün olmadı. Ya da siz hak verene kadar ben kendi adıma konuşayım…

Ha, Benzema 2010'ların başında bugünkü Benzema mıydı? Tabii ki hayır. Ancak sadece gol sayılarının önemli olduğu, El Clasico'nun futbolun en önemli olayına dönüştüğü ve başarı zorunluluğu olan bir kulüpte Benzema'nın 'sayıları' beklentiyi karşılamayınca hem milli takımda hem de Real Madrid'de çok sert ve acımasız eleştiriler aldı. Zaten 2010'dan sonrası da Fransa Milli Takımı için pek iyi bir dönem olmamıştı. Bu senaryoda kimse Benzema'nın sahada yaptığı diğer işlere odaklanmazdı. Tabii o dönem Benzema'nın saha dışındaki diğer işleri de var... 

İhtişamlı olduğu son iki senede fark edilen bu özel kariyerin ihtişamına gölge düşüren iki skandal yaşandı: Biri, Benzema'ya teğet geçen, 2010'da para karşılığı o dönem 16 yaşında olan Zahia Dehar'la seks yaptığı iddiasıyla gözaltına alınıp sonrasında suçsuz bulunduğu skandal. Diğeri ise sebebi ve sonucu hala çözülememiş, milli takım arkadaşı Mathieu Valbuena'ya elinde ona ait bir seks kasetinin olduğunu söyleyip 150 bin euro istediği şantaj skandalı. İkincisinin kelebek etkisi -belki de biraz abartıyorum amafutbol tarihine geçmiş olabilir. 

Zaten 2010 sonrası sorunlar ve başarısızlıklarla anılmaya başlanan Fransa Milli Takımı'nın tüm oyuncuları yeterince baskı altındaydı ama 2016'da kendi evlerindeki Avrupa Futbol Şampiyonası'na hazırlanmaya başlayan Fransızlar için Benzema'nın performansı yeterli bulunmuyordu. 2013 Mart'ında, 2004-2011 yılları arasında Fransa Milli Takımı'nı çalıştırmış ve Benzema'ya ilk A milli formasını vermiş Raymond Domenech'in attığı "Hep dediğim gibi, Benzema yine faydasız biri olduğunu gösterdi" tweet'i, zaten ligde attığı 11 golle 'berbat' bir sezon geçiren ve bin küsur dakika boyunca milli takımda gol atamayan Karim Benzema için baskının iyice artmasına sebep olmuştu. 

Üstelik Domenech sonrası 2014 Dünya Kupası için beklentilerin tavan yaptığı Fransa da eleme grubunda İspanya'ya geçilip play-off'a kalmış, Benzema tüm eleme maçlarında sadece bir gol atabilmişti. Öte yandan Real Madrid'de her iki yanında transfer rekoru kırılarak getirilmiş Ronaldo ve Bale'ın olması ve 2014'te çeyrek finale giden Fransa'da tüm maçlara 11'de başlayıp yine üç gol atabilmesi Karim Benzema'ya hiç yardımcı olmadı. 2015'te Valbuena skandalı patlayınca, Karim Benzema bir forvetin en olgun dönemine girdiği 27 yaşında milli takımdan ayrıldı. Ya da kovuldu diyelim.

Zizou

Aslında herkes 2015'i onun kariyerinin sonu olarak görüyordu. Dönemin Fransız Başbakanı Manuel Valls, "İyi bir sporcu aynı zamanda örnek bir insan olmalı, Benzema bunun tam tersi" derken, Fransa Futbol Federasyonu başkanı Le Graet de Benzema'nın milli takıma alınmasının artık mümkün olmadığını ve Fransa'daki futbol tesislerini kullanamayacağını söylüyordu. 2016'da hatıratını yazan eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ise Benzema'dan "Ahlaki değerleri olmayan biri" diye bahsediyordu. Tüm bunlarda, Benzema'nın yanında duran biri vardı, belki de kariyerini koruyan bir adam: Zidane. 

Birebir aynı yollardan geçtiler denemez ama Zidane ve Benzema arasındaki benzerliklerin çok fazla olduğunu söylemek için fazla okuma yapmaya gerek yok. Zinedine Zidane, 2015'teki skandal patlak verdikten hemen bir yıl sonra Real Madrid'in başına geçip, "Bana kalırsa dünyanın en iyi 9 numarası" diye nitelendirdiği oyuncuyu takımının merkezine koyduğundan bu yana, Karim Benzema'nın kariyeri zirvenin de ötesine çıktı.

Her daim yanındakilerin daha fazla konuşulduğu Benzema; Cristiano Ronaldo ayrıldığından, Bale ve Hazard kadrajdan tamamen çıktığından beri Real Madrid'in en fazla gol üreten ve tartışılmaz bir şekilde en değişmez oyuncusu. Milli takıma dönüşünün ardından Euro 2020'de Mbappe'yle yaptıkları, Mbappe'nin olası Real Madrid transferini düşünenleri heyecanlandırsa da Fransa Milli Takımı'nda oynayamadığı altı yıl kaybedilmemiş olsaydı "Acaba Benzema'nın kariyeri nerede olurdu?" sorusuna cevap arayanları hayıflandırıyor. 

Karim Benzema, son iki-üç yılda hem Fransa'yla hem de futbolseverlerle barıştı. 32 yaşına kadar beğenilmeyen santrfor, 34 yaşında, kariyerinin on yedinci profesyonel sezonundaysa sezon bitmeden Ballon d'Or'u kazanması gerektiği savunulan bir süper yıldıza dönüştü. Futbolu bıraktığında "En iyi kariyerler" tartışmasında nerede olur bilemiyorum ama en garip kariyerlerden biri olduğunu tartışmaya gerek yok sanırım.

Devam etmek için üye ol

Socrates Dergi’ye üye olarak dergi arşivinden istediğin kadar yazıyı 7 gün boyunca ücretsiz okuyabilirsin!

Üyeliğin varsa

Bu içerik ve daha fazlası için Socrates Mayıs 2022 sayısı