
Her Şey 1957'de Başladı
5 dk
Jacques Anquetil’in iki tekerlek üzerindeki yolculuğu küçük bir kırmızı bisiklet üzerinde başlamıştı. Beş Fransa Turu zaferi ise o yolculuğun en önemli duraklarıydı.
Her şey 1 Mart 1957’de başlamıştı... Jacques Anquetil, Cezayir’deki askerlik görevinin son gününü tamamladı. Orduya katılmadan önce başladığı bisiklet sporuyla arasında bir engel kalmamıştı artık. Arkasında Fransa bisikletinin yeni umudu olarak gösterilmesine yetecek kadar başarı vardı, önünde ise o sene ilk kez kazanacağı Fransa Turu ve onu ülkesinin en büyük spor efsanelerinden biri yapacak diğer zaferler…
Bu noktada, Anquetil’in muhteşem kariyerini ve ilginç yaşamını anlamak için biraz daha geriye gitmek gerekebilir.
Denge tekerlekleriyle Fransa Bisiklet Turu’nu kazanmazsınız. Jacques Anquetil’in babası Ernest Anquetil de böyle düşünüyordu. Bu yüzden, baba Anquetil’in henüz dört yaşındaki oğluna aldığı kırmızı bisikletin de denge tekerlekleri yoktu. Oğlunun bisikletçi olmasını istiyordu ve zaten bu hayali gerçekleşecekse denge tekerleklerine ihtiyacı olmayacaktı.
Jacques Anquetil’in ilk bisikletiyle tanışması böylece acılı bir sürece dönüştü. Evlerinin bahçesindeki birkaç deneme ve aynı sayıda düşüşten sonra baba Anquetil, oğlunun bisiklet için henüz küçük olduğuna karar verdi. Dört yaşındaki Anquetil’in ise vazgeçmeye niyeti yoktu. Sonraki gün babası çilek tarlasında çalışırken o da çilek rengi bisikletiyle tekrar şansını denedi, tekrar düştü. Fakat ilerleyen yıllarda bisiklet sürmeyi bir sanat gibi gösterecek o çocuk, birkaç denemenin ardından ilk kez iki teker üstüne ilerliyordu.
İlgi çekici bir sporcu hikâyesi için ideal bir başlangıçtı bu. Sonraki yıllar ise bu hikâyenin devamıydı. Anquetil, teknik lisedeki ilk gününde bir bisikletçi olan Maurice Dieulois ile tanıştı. Dieulois de onu kendi yarıştığı yerel takım AC Sottevillais’in sportif direktörü Andre Boucher ile tanıştırdı. Tesadüf eseri bir bisikletçinin yanına oturması, Anquetil’in bisiklet kariyerinin başlangıcı olmuştu.
Dieulois, aynı zamanda Anquetil’in ilk yarışında kazanan isimdi. Finişe pelotonla birlikte gelen Anquetil ise hakemlerin onu çizgiyi geçerken görmemesi nedeniyle ilk yarışını resmi olarak tamamlayamamıştı. Fakat çok geçmeden, amatör seviyede yarışlar kazanmaya başladı. Henüz 19 yaşındayken de ilk büyük zaferini bir dönemin en prestijli zamana karşı yarışı olan Grand Prix des Nations'da yaşadı.
Anquetil, ilk Fransa Turu zaferi için ise askerden döndüğü 1957 yılına kadar beklemişti. Fakat bu da bir tesadüfün sonucu sayılabilirdi. O zamanlar sadece milli takımların katıldığı Fransa Turu için Fransa kadrosunun, yarışı daha önce üç kez kazanan Louison Bobet etrafında kurulması kesin gibiydi. Ancak Bobet, o sene yarışa katılmama kararı aldı. Bu da Anquetil’in takım lideri olmasını sağladı. Anquetil de bunun karşılığını verdi ve o yaz bisikletin en özel yarışını farklı şekilde kazandı. Kariyeri bitmeden önce de dört kez daha tekrar etti bu başarısını.
"Anquetil’in küçük bacaklarını bisiklet taytı içinde gördüğünüzde onun bir sporcu olduğunu düşünmezsiniz. Ama o, bisiklet sürmek için yaratılmıştı.” Kariyeri boyunca Anquetil’in en büyük rakibi olan Raymond Poulidor, onun için bunları söylüyordu. Evet, Anquetil bisiklet sürmek için yaratılmıştı belki ama bir efsane olmasında küçük tesadüflerin de rolü vardı.
