
İkilem
5 dk
Spor ve oyun kelimeleri ne ifade ediyor? Esporu hangi kategoriye koymak gerek? Çok uzağa gitmedik, Kaan Kural'a sorduk.
Spor bir oyun mudur, yoksa apayrı bir disiplin mi? Okçuluk, satranç ve espor dallarının ortak bir noktası olabilir mi? Telefonun diğer ucunda Kaan Kural olunca laf lafı bir şekilde açıyor…
Spor ve oyun kavramlarını nasıl tanımlarsın?
Oyun çok daha geniş bir tanım, bir çeşit simülasyon da diyebilirsiniz. Sporsa temelde oyunların birçoğunun rekabetçi hali. Oyun belli kurallar çerçevesinde tutabileceğimiz zihinsel veya fiziksel bir aktivite. Bunun rekabetçi hale gelmesi ise spor kavramını oluşturuyor.
Bu kavramları sence birbirinden ayrı mı görmek lazım? Ayrı görüyorsan sebebi nedir, aynıysa ne gibi benzerlikleri var? Özellikle ABD spor kültüründe "Bu bir oyun" algısı oldukça yüksek…
ABD'liler bunu söylüyor çünkü genelgeçer algıda "Spor, bir oyun değildir" yaklaşımı söz konusu. Halbuki oyun, sporu da kapsayan çok geniş bir tanım. Spor, oyunun bir parçası. Şöyle örnek vereyim: Tek başına bir basketbol sahasına gidip şut atmak spor değil, oyundur. Orada bir rekabet yok çünkü. Ama şut yarışması yaparsan bu, spordur ya da arkadaşlarınla pişti oynarsan bu bir oyundur ancak pişti dünya şampiyonasına katılırsan işin içine rekabetçilik girer. İkisini ayırmak lazım.
ABD'lilerin oyun diye altını çizmesinin sebebi sporun oyundan çıkarılıp ona daha yüce, daha hayati bir anlam yüklenmesi. Bu da özellikle Avrupa kültüründe var. Fakat spor öyle bir şey değil, bir eğlencedir. ABD'liler de o yüzden "Spor, oyundur" diyor. Oyunun dışına çıkarmamak için.
Sen de bu kategoriye koyuyorsun?
Esasında evet ama biraz daha farklı. Spor benim için, oyunun içinde daha rekabetçi bir oyun diyebilirim. Oyun değil diyemezsiniz ama o önadı da koymanız lazım.
Spor ve oyun konusu ekseninde espor tartışmaları da var tabii. Klişe bir soru olarak gelebilir ama hem sporu hem de esporu yorumlamış biri olduğun soruyorum: Espor, spor mudur yoksa oyun mu?
Ben esporu spor kategorisine koyabiliyorum ancak şöyle bir şey var: Bu, tanımların nerede olduğuyla alakalı. Spor olarak görülmemesinin asıl sebebi, sporun tanımının çok uzun süredir olimpik idea üzerinden yapılması. Yani bu tanıma göre spor, olimpiyat oyunlarıdır. Bu ideanın mottosu da "citius, altius, fortius" yani 'daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü'. Dolayısıyla bizim uzun yıllardır spor diye bildiğimiz rekabetçi oyunların hepsi fiziksel özelliklere, beden eğitimine dayalı olduğu için böyle bir kültürel konumlanma var. Ancak sporun beden eğitimi olmasına gerek yok, bu sadece yerleşik tanımla alakalı.
Yine olimpiyatlardan örnek vermek istiyorum: Okçuluk bir sporsa, espor da bir spordur o zaman. Okçulukta gereken fiziksel ve zihinsel uzmanlaşma, esporda da oldukça paralel biçimde gerekli. Ancak esporu insanların oturduğu yerden yapıyor olması ve insanların fiziksel sınırları yerine başka sınırlarını zorlaması itibarıyla alışılmış tanıma çok uymadığı için bunu çok kabul etmeyebiliyorlar. Bunu da anlayabiliyorum. Fakat sporu olimpik ideadan çıkarıp 'rekabetçi oyun' diye tanımlayabilirsen o zaman spordur. Özetle bu mesele, tanımı nereden kurduğunla alakalı.
Diğer taraftan Paris Olimpiyat Komitesi, esporu 2024 Paris'e bir branş olarak eklemeyi çok istiyordu, IOC "Olur mu lan öyle şey!" dedi. Hal böyle olunca satranç da gri bir bölgeye düşüyor mesela. Ancak esporun spor olarak kabul edilme kaygısı var, o yüzden adında spor geçiyor zaten… Niye? Çünkü kabul edilmiyor. Bana kalırsa buna çok gerek yok. İnsanların bunu spor olarak kabul edip etmemesi o kadar önemli değil ki! Rekabetçi oyun de geç yani.
Sen kategorize etsen nasıl yapardın?
Maksat bir şeyleri tanımlamaksa, 'fiziksel rekabetçi oyunlar' ve 'zihinsel rekabetçi oyunlar' diye bir ayrım yaratmak yeterli olacaktır. Esasen esporda fiziksel yetkinlik de önemli bir yer kaplıyor ama ana yetkinlik zihinsel elbette. Aynı şey satranç için de geçerli… "Konvansiyonel spor dalları" diyoruz mesela. Bunların çoğu yüzyılların üstünde tarihi olan, insanların çok ciddi düzeyde duygusal ve zihinsel yatırım yaptığı şeyler. Böyle olunca insanlar böyle tarihi olan şeylerin tanımını büyütmeyi, geliştirmeyi ya da değiştirmeyi çok istemiyor. Yanlış demiyorum ama çok muhafazakâr bir bakış açısı bana göre…

