Yeni Bir Sayfa

5 dk

Renault, 2016 sezonu ile birlikte Formula 1’deki üçüncü dönemini yaşayacak. Bu dönüşün ne kadar görkemli olacağı ise şimdilik meçhul.

2000’li yılların başıyla Formula 1’e dönen Renault için aslında işler hiç de fena gitmiyordu. İlk sezonlar belki çok başarılı geçmemişti ama Fransızlar, 2004’te Fernando Alonso’yla birlikte hem sürücüler hem de markalar klasmanında yeniden yükselişe geçmişti. 2005 sezonuna girilirken Alonso artık daha tecrübeliydi ve takımın 2004’te başlayan çıkışı devam ediyordu. McLaren en hızlı arabaya sahipti belki ama Alonso’nun Renault’su daha istikrarlıydı. Formula 1 yönetiminin sezon öncesi aldığı kararla yarış içinde lastik değişimlerinin yasaklanması ve Michelin lastiklerinin Bridgestone’a göre daha dayanıklı olması da Renault’nun elini güçlendirdi. Bütün bunlar bir araya gelince, Alonso sezonu Formula 1 tarihinin o zamana kadarki en genç şampiyonu olarak tamamladı. Renault ise markalar klasmanının en üstündeydi.

Yarış içi lastik değişiminin tekrar serbest bırakılmasıyla 2006’da Ferrari de tekrar iddialı bir konuma geldi ve Michael Schumacher-Alonso ikilisinin domine ettiği sezonun ardından Alonso üst üste ikinci kez F1 şampiyonu oldu. Sezonun son yarışı Brezilya GP’sinin ardından Schumi’nin ilk emekliliği geldi. Schumi, kararını Monza’da kazandıktan sonra açıklamıştı. Yani, bunun geleceğini biliyorduk. Bilmediğimiz ise o yarışın sadece onun değil, Renault’nun parlak günlerinin de bir sonu anlamına geldiğiydi.

Alonso’nun ayrılışının ardından liderliği üstlenen Giancarlo Fisichella, 2007 sezonunu podyum bile göremeden kapatmıştı. Renault’ya o sezonki tek podyumunu ikinci pilot olarak yarışan Heikki Kovalainen getirdi. 2008’de tekrar Renault’ya dönen Alonso, Singapur’da takıma 2006 Japonya’dan sonraki ilk yarış zaferini getirse de sezonun geneli teknik sorunlarla geçti.

Renault’nun duraklama döneminden dağılma dönemine geçişi ise 2009 yılında oldu. 2008 Singapur’da, Alonso’nun kazanması için Nelson Piquet Jr.’a takım emriyle kasıtlı olarak kaza yapması talimatı verildiği açıklandı. Renault bu olay sonrası men cezası almasa da 2010 sezonunun ardından takımdaki hisselerini sattı ve 1985’ten sonra ikinci kez Formula 1’den çekilme kararı aldı.

Ta ki bu sezona kadar... Son yıllarda sadece başka takımlara -özellikle de Red Bull’asağladığı motorlarla Formula 1’de yer edinen Renault, 2016 sezonuyla birlikte kendi takımıyla grid’e döneceğini açıkladı.

Lotus’u satın alan Fransızlar, takımın sadece ismini değil, sürücülerini de değiştirme kararı aldı. Romain Grosjean, yerini geçen sene takımın test pilotu olan, eski Formula 1 pilotu Jonathan Palmer’ın oğlu Jolyon Palmer’a bıraktı. Venezuela devletinin petrol şirketi PDVSA, yaşadığı kriz nedeniyle Pastor Maldonado’nun takımda kalması için gerekli sponsorluk ödemesini yapmayınca, yerine Formula 1 kariyerine 2014’te McLaren ile başlayan ve Alonso’nun takıma katılımıyla test pilotu yapılan Kevin Magnussen getirildi.

Kim bilir, belki Venezuela’da yaşanan bir yolsuzluk skandalı, Renault’yu eski görkemli günlerine taşıyacak bir yolun başlangıcıdır. Cevaplar, 20 Mart’ta start alacak 2016 sezonunda saklı. Bekleyip göreceğiz...

Socrates Dergi